MANİPÜLASYON, DOĞRU VE YANLIŞLAR

25 09 2014

Davut-KURUN_avatar_1387610863-60x60Davut KURUN/ Hitlerin propaganda bakanı Joeseph GOEBBELS, kitlesel propagandanın “büyük yalan” olduğunu, ‘bana vicdansız bir basın verin size uyutulmuş aptal bir halk vereyim ‘ der. Bunu pratikte de gerçekleştiriyor. Çünkü kişi büyük bir manipülasyon ve algı kuşatması altındadır. Özgür kişilik ve kişi inisiyatifi başından itibaren yok ediliyor. Aile, okul ve sosyal çevre eğitimi, din, ahlak, örf, kanun yasakları ve baskıları, psikolojik savaş, manipülasyon, kavram bulanıklığı, yanlış ikilemler, yalan haberler, kültürel formasyonlar, korku, katliamlar, sanal saldırılar kişinin özgür düşünmesini ve özgür davranışını yok ederek kitle psikolojisi içinde eritmektedir. Tarihimizi bu temelde irdelersek büyük dersler çıkarabiliriz. Yazının devamını oku »





TAŞERON REHBERLİK VE DALKAVUKLUK HÜNERİ

23 09 2014

h.h. yildirimHasan H. YILDIRIM/ Bu yakın zamanda, o günlerin başbakan sıfatını taşıyan, malum şimdi Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın baş danışmanlarından, şimdi kendiside yeni hükümet kabinesinde yer alan Yalçın Akdoğan’ın yaptığı bir mülakatta Abdullah Öcalan hakkında şu vurguda bulunmuştu; ‘’…Öcalan süreci çok iyi okuyan birisi, gelişmeleri iyi 1402121394-yalcın-akdogantakip ediyor. Çok doğru tespitlerde bulunuyor,’’ bazında çok övücü atıflarda bulunmuştu. Bunun bir tesadüf olmadığı; bir gerçek. Öcalan’ın kişisel korunma çıkarları, ve devletten aradığı; ‘’…Devletten bir şey istemiyorum, yeter ki; deyin ki; Öcalan işini iyi yapıyor, başka bir şey istemiyorum,’’ bazında ki, kirli telkinleri, devletin sömürgeci elit ve zümrenin çıkarlarıyla örtüşüyor.

Aslında, Öcalan’ın akıllı birisi olmadığı, ama; ondaki psikolojik savunma reflekslerinin had safhada olması vesilesiyle; saf, iyi niyetli, ama cehalet içinde olan adamların ve kitlesi karşısında, takındığı tutum, ki bu; onun erken uyarı refleks sisteminden geliyor, hem onu güçlü bir konuma çıkarıyor, hemde; aynı mekanizmanın farklı refleksleri sonucu kendi içsel korkularına karşı, kendinden uyandırdığı koruma iç güdüsü, onu güçlü olanın gölgesine itekliyor. Başarı gibi dışarıya yansıyan Öcalan profilinin çizdiği program bu. Yazının devamını oku »





GÜNEY KÜRDİSTANDAKİ SEÇİMLERLE İLGİLİ YAPILAN SÖYLEŞİ

7 09 2014

Vejin Yorum/ 25 TEMMUZ 2009 YILLINDA GÜNEY KÜRDİSTAN’DA YAPILMIŞ SEÇİM VESİLESİYLE, NEWROZ COM YAYIN SİTESİNİN, Mehmet Şerif ŞENER İLE YAPMIŞ OLDUĞU MÜLÂKATI, ORTA-DOĞU’DAKİ  SORUNLARIN DENKLEMİNDE HALEN GÜNCELLİĞİNİ KORUDUĞUNDAN, TEKRAR BAŞA ALMAYI YARARLI GÖRDÜK…..


ben 21 001Aso Zagrosı: Ülkemizin Güney Parçasında 25 temmuz günü Kürdistan Parlamentosu ve Kürdistan Başkanı için seçimler yapılacak. Siz bu seçimleri genel olarak nasıl görüyorsunuz? Kuzey Kürd’lerinin sessiz bir şekilde takip ettikleri bu seçimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

M.Şerif Şener: Güney Kürdistan bu seçimlerle demokrasi yürüyüşünde ne kadar kararlı olduğunu göstermiştir. Bütün handikaplarına

newroz_logo_trrağmen, orta doğu gibi vahşi bir çoğrafıyanın olduğu bir bölgede, Kürt halkının parlamento sistemi altında, Güney çoğrafyasında yaşayan bütün halkların kendini özgürce ifade etme hakkını bu seçimlerle kullanması; Kürtlerin, kısa, yarı iktidar tarihi de göz önüne alındığında, orta-doğu halklarına demokrasi dersi verdiğini söylesek abartmamış olacağız. Artı kabilinde ekleyeceğim, birden fazla listelerle seçimlere gidilmesi, bir anlamda geleneksel otoritelerin kırılma noktasıdır. Bu kırılma noktasında gösterilen demokrasi olgunluğu gerek Kek Mesud’un ve gerekse Mam Celal’ın, federal devlet olma iradesinin ortaya çıkması için hem fikir olduğuna yorumlanmalıdır. Bu bağlamda baksak bile bu seçimlerin önemi büyüktür. Kürtlerin demokrasi tarihinde bir sıçrama dönemi olarak sayılır. Yazının devamını oku »








%d blogcu bunu beğendi: