Mustafa PUSA, Fatma TEMEL, Çetin GÜNGÖR ve Mehmet ŞENER YOLDAŞLARIMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ.

6 11 2008

SELAM DURURUM SANA ŞENER


 

mehmet_sener_arsiv_00041mehmet_sener_arsiv_00021mehmet_sener_arsiv_00741

Sidar/// Kirpiğınde bir çığ tanesiydi

güneş,

Mercandandı rüzgar ilim-ilim koynunda

Kasketli bakışından yağmurlar küstü Savura-savura yüreği kavrulan külden

Yaralı veda günü söndu can ümitler

Gün ağırınca.

Arkadaş ıslıklarında sesin aydınlıkta

Nöbet tutmuş sokaklar

Alacakaranlıkta kör dünya

Kan kayıp, Can kayıp

Susmuş yarab bülbüller

Küserek sümbüller

Bir o kadar perişan bugün güller

Artık rastgele ebruli hatıralara

Suluboyadan dilendi hayat bir tafra

Füsnükarlaşmış zaman

Günahlarımız çırıl-çıplak,

Kaos oldu senden sonra geçen yıllar

Tenhalarda demleniyor bendeki sızı

Vaktin çok ama çok tezdi

Demir aldığın bu güvertedeki seferdeDenizdir içimde iki gözüm iki karabulut

Fırtınamın adı yok. Yazının devamını oku »

Reklamlar




Onurlu Devrimci Mehmet Şener     

6 11 2008

img292 Hasan Atmaca/// Apo „Önderlik Sistemi” dediği kendi monarşisini 1980’den sonra Lübnan ve Suriye zemininde kurmuştu. Despotizmine karşı çıkan, örgüt içinde demokrasi isteyen insanları Semir olayından başlayarak „Ajanlık” ve „Tasfiyecilik” le suçlamış ve katlettirmişti.

Gerilla zemininde başlayan ve „Savaş Şam’da oturarak 6 ayda bir gönderilen talimatlarla yönetilemez” tespitinde somut ifadesini bulan muhalefet ise Agit’in şehadeti, gerilla sahasının görüşlerini 3. kongre zemininde dile getirmesi beklenen Duran Kalkan’ın da kof çıkması, Apo tarafından Kongrede şamar oğlanına dönüştürülerek rezil-kepaze edilmesi, ardından da tüm PKK kamuoyuna Kemalist olarak teşhir edilmesiyle daha sesini bile çıkaramadan boğulmuştu. İlgiçtir! Duran Kalkan o zamanlar Kemalist olduğuna dair 100’lerce sayfa yazı kaleme almış, öz eleştiri vermiş ve ardından da itibarı sıfırlanmıştır. Yazının devamını oku »





MEHMET ŞENER’İN MEKTUBU

6 11 2008

imagesCAFW5ST0Murat Dagdelen/// Sanırım 91 yılıydı. HEP Bursa il binasına geldim.Kendi odama geçtim.Sekreter bayan çayımı ve gelen mektuplar getirdi.Çayımı yudumlarken, mektuplara bakıyordum.Mektuplardan birisinde ismim yazılıydı ama,  gönderenin ismi yazılmamıştı.İlk önce bu zarfı açtım.

İçinde Mustafa Karasu’ya hitaben yazılmış, dört beş sayfalık bir mektup vardı.

Okumaya başladım. Mektubu yazan Mehmet Şener’di. Karasu’ya neden ayrıldıklarını izah ediyor, Öcalan’ı anlatmaya çalışıyordu.

Bu uzun mektubu okuduktan sonra düşünmeye başladım.

Neydi bu anlatılanlar, gerçek olabilir mi? Yazının devamını oku »








%d blogcu bunu beğendi: