SEÇİM SONUÇLARI VE İDDİALARIMIZIN DOĞRULUKLARI

13 06 2015

Bizi izleyen okurlarımız bilirler, sayfamıza uğrayan yeni okurlarımız için, geçmişte yazdığımız ve yaşadığımız tarihin bizi doğruladığı somut verilerin ışığında, güncelliğini koruyan bu yazımızı tekrardan başa alıyoruz.

VEJİN BÜLTENİ

 (Vejîn Bülteni Oku, Daha Geniş Kitlere Ulaşması İçin Sosyal Medyada Paylaş)


‘’KARAOĞLAN’’* ROLÜNE ÖCALAN MI, YOKSA KILIÇDAROĞLU MU HAZIRLANMAKTADIR?

imagesca9axf5aVejin Yorum: Toplumların tarihlerinde sürpriz olasılıklara hiç şaşmamak gerekir. Hele bu toplumlar bizim gibi çarpık ideolojilerle bilinci çarpıtılıp, yerel oligarşik hegomanyanın dümen suyuna bıraktırılmış toplumlarsa, bu sürpriz olasılıkların gerçekleşmesi, daha bir ivme kazanır. Bu üst yönetim bilimi (siyaset bilimi) açısından, bir sürpriz sayılmaz. Bu sürprizlerin şaşkınlığını toplumun alt katmanları yaşar. Bunun da fazla kıymet- i harbiyesi yoktur, oyunun taşlarını dizenler için.

Oyunun taşını dizenler her ne kadar kullandıkları söylemlerinde ‘’toplum’’ kelimesini ağızlarında sakız yaparcasına, kelimelerini dizip siyasal analiz önergelerini ortaya sunuyorsalar bile, bu, öcalan M;iTtoplumun değil, toplumu; kendi genel çıkarları ve istemleri konusunda, şekillendirmek istediklerinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla; ‘’toplum için çözüm’’ diye ortaya atılan önergeler, toplumun kangrenleşmiş sorunlarını çözmekten ziyade; kendi sorunlarını çözmeye hizmet etmektedir. Alt toplumların payına düşen, bu süreçte yaşanan acı ve gözyaşlarından başka bir şey değildir. Alt toplumlar adına –sözüm ona- siyaset sahnesinde bulunduğunu sananlar, üst kurumun oluşturmak istediği sistemin birer ayağı, daha yalın bir ifadeyle birer dişlisi olmaktan öte bir fonksiyonları yoktur. Onlara kalan en gurur verici şey ise, kişisel ihtiraslarını okşayan, ‘’var olduğunu’’ hissetmek ve duymak, kendisini saran çevresindekilerden ayrıcalığını yaşamaktır. Bu, kendini çevreleyenlerden farklılaştığını hissederek iddia eden bilinç nesnelerinden yoksun olanların genel yazgısıdır. Dolayısıyla; onların sürece katılımı, entelektüel, bilinç nesnesiyle yoğrulmuş, insansal bir bakışla değil, hayvansal (insanımsı) bir boyutta, kendilerini başkaları tarafından gütmeye sunma, başka güçlerin planlarında yol kat etmesinde aracı rolü oynamaktan öte, bir fonksiyonları yoktur. (Kimilerince çok kutsallaştırılan BDP’nin – Yeni not olarak ekleyeceğimiz: Tabi ki; bugünün HDP’i- örgütsel ve tabansal siyasal duruşunu, bunun içinde saymak gerekir.) Yazının devamını oku »

Reklamlar







%d blogcu bunu beğendi: