28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak…

24 03 2017

İsrail’in bu büyük askeri ve politik başarısının tek nedeni, Musevilerin birbirlerine tutkunluğudur, vatanlarına bağlılıklarıdır. Milli duygularının yüksekliğidir. Bunu, “Amerikan emperyalizminin işidir, yardımıdır…” diye açıklamak, çok ucuz bir değerlendirmedir. Burada, Kürdlere, “birbiriniz seviniz, birlik, beraberlik olsun, Irak’ı, Suriye’yi, İran’ı, Türkiye’yi sevmekten çok birbirinizi seviniz…” demenin hiçbir anlamı yoktur. Yararı da yoktur. Ama, Kürdlerin,  şu konuda, kendilerini sorgulamaları gerekir. “İsrail’de, Musevilerde olan bu nitelikler bizde neden yok?” “50 milyonu aşkın Kürdün, uluslar arası kurumlarda, neden adı bile yok, temsilcisi bile yok…” Bu, yüksek Kürd bilinciyle ilgili bir durumdur.

Bu konuda, kendilerini sorgulamaya başlayan Kürdler zaaflarından da arınmaya başlarlar.

Devlet gündeme geldiği zaman, PKK/KCK, “devlet kötüdür, gericiliktir, bu işlerin zamanı geçmiştir” diyor. YNK/Goran da, “zamanı gelmedi” diyor, öteliyor. “Alt yapımızı tamamlayalım, ekonomimizi güçlendirelim, ondan sonra düşünürüz…” diyor. Bu iki düşüncenin birbirine zıt olduğu açıktır. Ama, Kürd/Kürdistan karşıtlığında, Kürdistan’ı müştereken yöneten devletlerin çıkarlarının savunulmasında beraber hareket etmiş oluyorlar.


İsmail BEŞİKÇİ/// 22 Ağustos 2016 tarihinde birçok Kürt sitesinde Kürdistan Yurtseverler Birliği’nden Mele Baxtiyar’ın bir açıklaması yayımlandı. Bu açıklamada, Mele Baxtiyar, özetle, “28 devlet bağımsız Kürdistan’ı tanımayacak” diyor. Mele Baxtiyar, bağımsızlığın Kürdlerin doğal hakkı olduğunu da dile getiriyor ama bu açıklamada vurgu “tanınmama” üzerine yapılıyor.

Bu açıklamanı, bende yarattığı duyguları ve düşünceleri dile getirmek istiyorum. Filistinli Arapların İsrail’le mücadelesinde, mücadelenin yükseldiği dönemlerde, bu tür açıklamalar yapılırdı. Ama bu açılamalar hep tanıma üzerinden yapılırdı. ‘Tanımama’ değil, ’tanıma’ üzerinden yapılırdı. “Basra Körfezi’nden Fas’a kadar bütün Arap devletleri Filistin’i tanıyacak”, “İslam Konferansı’na üye devletler Filistin’i tanıyacak”, “Dünyada şu kadar devlet Filistin’i tanıyacak”… “Falanca devletin de Filistin’i tanıyacağı söyleniyor.”

Yakın zamanda, gerçekleşen, Kosova, Makedonya, Karadağ gibi devletler için de bu tür açıklamalar yapılırdı. Ama açıklamalar da hep ‘tanıma’ üzerinden yapılırdı. “Avrupa Birliği üyeleri Kosova’yı tanıyacak”, “Avrupa devletleri Makedonya’yı tanıyacak” vs.

Filistinli Araplar’ın, Kosova’nın, ve Makedonya’nın bağımsızlığı konusunda  Türkiye’de de, gerek solda, gerek sağda yer alan kişiler, kurumlar bildiriler yayımlardı. Bunlarda da hep ‘tanıma’ya vurgu yapılırdı.

Gerek Güney Kürdistan’da, gerek Kuzey Kürdistan’da, Kürdler de, Filistin’in bağımsızlığı ve tanınmasıyla çok açıklamalar yaptılar. Yazının devamını oku »

Reklamlar




Kuzey-Kürdistan’lı Bireylerin Obsesif-Kompülsif bozukluğu

17 03 2017

Kuzey Kürdistan’da bu gün gerek genel siyasi panoramaya ve gerekse günlük yaşamdaki devinime bakıldığında her hangi bir siyasi statü elde etmenin imkanı yok gibidir.
Kuzey Kürdistanın bazı şehirlerinde uygulanan HENDEK siyaseti ile Halk tamamı ile Kürd sorunundan soğumuştur.
Bir kaç elit kesimin dışında kalan kitleler günlük yaşamlarını sabah 8 akşam 5 şeklinde
düzenleyerek uygulanan olağanüstü halden bile memnun görünerek adeta durumun böyle devam etmesini istemektedir.

Batman,Diyarbakır,Mardin ve ilçelerini her hafta eksiksiz olarak dolaştığımda bu havayı teneffüs ediyorum.
Olağan üstü bir durum ile karşılaşmamaktayım.
Tek olağan üstü durum, devletin olağan egemenliğidir.
Bu durumdan bir siyasi statü çıkarmak imkansızdan da ötedir.
Ayrıca kendine Kürd ”yurdseveri”diyen ve bir arkadaşımın deyimi ile üstü Bypass altı Prostat ihtiyar heyeti bir araya gelip ”KDP birlik inisiyatifi” adı altında Referandumda EVET çağrısı yaparak,kırıntı halinde kalmış bir miktar Kürd onurunu da ayaklar altına almaya çalıştıysa da bunu dikkate alan her hangi bir kimsenin olacağını sanmıyorum.

 



Süleyman Güney///
Kuzey Kürdistan’da Kürdler adına hiç bir ciddi kazanım yok iken, Sayın Mesut Barzani hangi kazanıma sahip çıkmak için Türkiye Cumhuriyeti ile polemiğe girsin?
Sayın Barzani’nin Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkisi devletler arası ilişkiler bazında ele alınmalı ve milli menfaatler gözetilerek yorumlanmalı.
Bu aralar Sayın Mesut Barzani, bazı çevreler tarafından Türkiye ile dirsek temasında olduğu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ”kanka”olduğu şeklinde eleştiriler ile adeta suçlu konumuna oturtulmaktadır.
Ama Sayın Mesut Barzani kendi bölgesinin selameti ve Güney Kürdistan’daki kazanımlara ivme kazandırmak maksadı ile gerekirse şeytanla bile işbirliği yapma hakkına sahiptir.
Eğer Sayın Mesut Barzani, ABD ile birlikte Batı Kürdistan’ı Güney Kürdistan ile birleştirerek mini bir Kürdistan kurmak gibi bir ajandaya sahip ise, kendini Kürd hisseden herkesin bu ”gizli” planı desteklemesi gerekmektedir.
Zaten Kürdistanlı devrimciler, sosyalistler, milliyetçiler bu amaçla yola çıkmadılar mı?
Kürdistanı yada minisini kimin kuracağı önemli mi?
Kürd dünyada insanca yaşamanın kriterlerini bir devlet sahibi olmakla elde etmeyecek mi?
Kürd bir devlet sahibi olmakla kendini güvende his etmeyecek mi?
O halde Kürdistanı hangi parçada kim özgürleştirecek ise ona destek sunmak gerekmez mi?
İşte Sayın Mesut Barzani’nin Kürdistan uğruna engel tanımaması gerektiği de bu sebeple zorunludur. Yazının devamını oku »





General Rawan İdris Barzani’den, İnsanımsı Varlıklara Sağduyu Çağrısı

9 03 2017

14 yaşında her şeyi terk edip halkı için eline silah alan ve 69 yaşında hala cephede olan, hayati boyunca herhangi bir Kürd parti veya kurumu hakkında olumsuz bir söz dahi söylemeyen, tek hayali ve amacı Bağımsız Kürdistan olan Amcam, Önderim bin canım olsa uğrunda feda edeceğim, Sayın Mesud Barzani’ye yüzlerce kez hakaret ve iftira ettiler yine sustuk.

Biz yüzyıldır düşman ile savaşıyoruz ama mertçe savaşıyoruz. Ne zaman masaya otursak düşmanımızdan bile saygı gördük. Çünkü sözümüz ve icraatımız hep bir oldu. Barzani ailesi’nin 13850 Şehidi var. Ona rağmen, ne Kürdlerin nede başka bir ırkın bilerek öldürdüğümüz tek çocuk ve kadını yoktur.


Rawan İdris BARZANÎ/// Büyük Dedem Şêx Abdulselam dar ağacından can verirken, Dedeleri Çanakkale’de Türkler için ölenler bugün bize Türk ortağı diyorlar. 1947 de, İran’in Kuşatmasi ile 1500 çocuğumuz açlıktan ölürken, Iran ile kol kola olanlar bize iranci diyorlar. Dedem Mele Mustafa 57 yılını dört parça Kürdistan için dağlarda harcarken bize ağa dediler

General Rawan İdris Barzani’den çarpıcı açıklamalar

Büyük Dedem Şêx Abdulselam dar ağacından can verirken, Dedeleri Çanakkale’de Türkler için ölenler bugün bize Türk ortağı diyorlar.

1947 de, Iran’in Kuşatmasi ile 1500 çocuğumuz açlıktan ölürken, Iran ile kol kola olanlar bize İrancı diyorlar.

Dedem Mele Mustafa 57 yılını dört parça Kürdistan için dağlarda harcarken bize ağa dediler, 1983 yılında, 8 bin Barzani’yi Saddam diri diri toprağa gömerken, ona ya seyid deyip saygıya duranlar. utanmadan bize Saddam’ın tankı ile Kürdlere saldırdınız dediler.

14 yaşında her şeyi terk edip halkı için eline silah alan ve 69 yaşında hala cephede olan, hayati boyunca herhangi bir Kürd parti veya kurumu hakkında olumsuz bir söz dahi söylemeyen, tek hayali ve amacı Bağımsız Kürdistan olan Amcam, Önderim bin canım olsa uğrunda feda edeceğim, Sayın Mesud Barzani’ye yüzlerce kez hakaret ve iftira ettiler yine sustuk.

Biz yüzyıldır düşman ile savaşıyoruz ama mertçe savaşıyoruz. Ne zaman masaya otursak düşmanımızdan bile saygı gördük. Çünkü sözümüz ve icraatımız hep bir oldu. Barzani ailesi’nin 13850 Şehidi var. Ona rağmen, ne Kürdlerin nede başka bir ırkın bilerek öldürdüğümüz tek çocuk ve kadını yoktur. Yazının devamını oku »





KÜRDİSTAN LİDERİ MISTAFA BARZANÎ’Yİ SAYGI VE SEVGİYLE ANIYORUZ

1 03 2017

Var Olmanın Kurtuluş Kavgasında Kürdistan Ulusunun Halklarının Ölümsüz Lideri Mistafa BARZANÎ’nin, Sefa-i Kabir’e Çekilişinin 38. Yılında  Saygı Ve 0a1e91faadd0c1da4730c7e0d2c914f3Sevgiyle Anıyoruz.

Kürt Halkı Ve Kürdistan’da Yaşayan Diğer Azınlık Halklar Her Zamankinden Daha Fazla Kendi Ulusal Değerlerine Sahip Çıkmalıdır. Tarih Kürdistan’lı Halklara Bu konuda Görevine Sahip Çıkmasını Dayatıyor. Kırk Milyonu Aşkın Nufüsuyla Halk Olarak Varolmanın Yegane Çözümü Dünya Uluslarının Arasında Kürdistan Halklarının da Bağımsız Birleşik KÜRDİSTAN Ulusuna Sahip Olmalarıdır.

Vejin Bülten Redaksiyonu


 








%d blogcu bunu beğendi: