SPİNOZA: OTORİTEYE BOYUN EĞMEYEN FİLOZOF

21 04 2016

Aydınlanma çağının ilk işaret fişeğini ateşleyen Spinoza’nın başyapıtı, ölümünden sonra yayınlanan Ethica: Geometrik Yöntemlerle Kanıtlanmış ve Beş Bölüme Ayrılmış Ahlak adlı Latince kaleme alınmış eserdir. Yazarın, milattan önce üçüncü yüzyılda yaşamış matematikçi Öklid’in geometrik çalışmalarını andıran şemalarla açıklanan teoremlerini anlamakta, bu konuda donanımlı okurlar bile zorluk çekmiştir. Bu devasa çalışmanın birinci bölümünde Spinoza’nın terimleri, ardından varsayımları sıralanır.

“Ya bir Spinozacısınızdır ya da kesinlikle bir filozof değilsinizdir.”



(Vejîn Bülteni Oku, Daha Geniş Kitlere Ulaşması İçin Sosyal Medyada Paylaş)




576551-BaruchSpinozaphotofile-1373732924-824-640x480Hasan SARAÇ///
“Monarşik yönetimin en büyük sırrı, insanları denetim altında tutması gereken korkuyu dinin aldatıcı adıyla örtmek ve böylece onların kurtuluş için savaşırcasına esaret için de savaşmalarını ve yalnızca tek bir insan böbürlenebilsin diye canlarını feda etmeyi utanç verici değil, en şerefli bir başarı olarak görmelerini sağlamaktır.”spinoza

“Her yoksula yardım eli uzatmak, bireylerin erişim ve gücünün çok ötesindedir. Yoksulların bakımı tümüyle toplumun üzerine düşen bir görevdir.”

Katolik bir serüvenci ve çok yönlü bir bilim insanı olan Franz van der Ende, genç Spinoza ’ya Latince dışında matematik, geometri gibi pozitif bilim alanlarında da yol göstermektedir. İspanyolca, İbranice, Portekizce, Hollandaca ve Fransızcayı rahatça konuşabilen Spinoza, artık etichaLatince diline de hâkim olmaya başlamış, bu dilde yayınlanan eserleri okuyarak yeni ufuklara yelken açmıştır. Tarih ve siyaset biliminin kurucusu sayılan Floransalı Niccolo Makyavelli ile Fransız matematikçi, biliminsanı ve filozof Rene Descartes’in düşüncelerinden etkilenen Spinoza, Yahudi dininin geleneksel öğretilerine karşı çıkmaya başlar. İlerde çok başarılı bir haham olması hayal edilen genç adamın gittikçe farklı tavırlar sergilemesi, onu yetiştiren hahamları rahatsız etmektedir. Önceleri sert biçimde uyarılan Spinoza, düşüncelerini savunmaya devam edince Yahudi tarihinin en ağır aforozuna tabi tutulacaktır. 24 yaşından itibaren tüm Yahudi dostlarından ve aile fertlerinden koparılan ve görüşme yasağı getirilen Spinoza inzivaya çekilir. Bu da yetmeyecek, hahamların talebi üzerine Amsterdam Belediyesi’nin kararıyla yaşadığı şehri de terk etmek zorunda kalacaktır. Yazının devamını oku »





DEMUR NEWROZ’UNDA NE OLMUŞTU…?

19 04 2016

öcalan M;iT… Cemil Bayık’ın Elazığ Sorgulamaları sırasında serbest bırakılması, aslında örgüt bünyesindecemilapoyemek_551306318 yaşadığım ve gördüğüm ve de ayrılık sonrası izlenimlerimin bende uyandırdığı intiba, Sömürgeci Devletin bu gibi manevralarla, Abdullah Öcalan’a, bu insanlara karşı kullanılacak ve bu insanları örgüt bünyesinde en aşağılık konumlara sürükleyecek bir koz sunmanın sinsi planı olarak yansımasıdır. Ve nitekim Cemil böylesi töhmetlere maruz bırakılarak, Cemil, Cemil olmaktan çıkartılıp, Öcalan’ın istediği çizgiye, yani; Öcalan’ın ajan ve ihanetçi çizgisinde pratiğini sergileyerek, kendisine güvenip ölümlere giden yoldaşlarının davasından uzaklaştı ve Öcalan’ın önünde el pençe durup, onun bütün suçlarının militanı olarak, kirliliğine ortak olmuştur.

(Vejîn Bülteni Oku, Daha Geniş Kitlere Ulaşması İçin Sosyal Medyada Paylaş)

…………


Meben 1hmet Şerif Şener/// DEMUR, LÜBNAN’IN BAŞ KENTİ  Beyrut’tan çok uzak olmayan, bu ülkenin güneyine kurulmuş;  ahalisi ağırlıkta mülteci Filistinlilerden oluşan, Akdeniz sahillinden, iki üç kilometre uzak, yüksek düz tepelerin yamacında, şirin ama bir hayli bakımsız bir kasabaydı, o dönemlerde.

Demur ile Beyrut arasında, Demur’a iki kilo metre uzaklıkta duran, o zamanlar çok küçük olan, toplam belki yüz haneden oluşan, ahalisinin toplamı Filistin’li silahlı güçlerden hayli rahatsız olan, Hiristiyan Maronilerden oluşan, çok bakımlı, modern, bir başka yerleşim alanı vardı.  Biz bu alana Ön Güney Cephesinden yeni aktarılmıştık, önce Nabatieh’e sınır cephesinden, sonra; Sayda-Zahle derken kendimizi bu alanda bulmuştuk. Bu alan diğer alanlara kıyaslandığında muazzam derecede güzel ve rahat, geceleri saymazsak, savaşın huzursuz düşüncelerinden bir anlamda uzak olan, çok dinlendirici hoş bir güzelliği vardı.

Şu an bu yerleşim alanın ismini anımsamıyor olsam bile, ama; ellimin altında bulunan Google’nin harita arama motorunda,  bu alanın, isim olarak ortaya çıkan, büyük ihtimalle Haret Al Naam’e yerleşim alanı olduğudur.  O dönem; Filistin Demokratik Halk Cephesi’nin, Nabatieh ve Sur demur catısmasıGüney ve bizim bulunduğumuz alanın, ve Sayda  Orta cephe diye isimlendirilen bölgenin, Beyrut’la  telsiz ve telefon komünikasyon irtibat ve iletişim merkezindeki  istasyonun güvenlik taburunda sayısı hayli kalabalık, biz, o dönemin P.K.K’lileri bulunmaktaydık.

Lübnan’ın sahil bölgelerinde, soğuk ve çetin kış koşulları yaşanmaz, Baka Vadisindeki bölgeler gibi. Lübnan’ın Baka Bölgesindeki kış koşulları benim bugün yaşadığım kuzey ülkesi İsveç’ten on misli fazla soğuk ve kışları çok çetin geçer. Yazının devamını oku »








%d blogcu bunu beğendi: