İBRAHİM GÜÇLÜ VE SELİM ÇÜRÜKKAYA ARASINDA Kİ TARTIŞMALARDA YAPILAN YORUM

21 04 2020

 Siyasi rehberler, öğretmenler ve akademisyenler de dahil olmak üzere birlikte siyasete başlayan Kenan Fani Doğan Resul Altınok, Mehmet Karasungur, Abdullah Ekinci yavaş yavaş Öcalan tarafından öldürülüyor. Koltuk sarsıldığında Selim’in itaati de renk değiştirdi. En acı verici kitabın ilk baskısında “Apos ayetleri” idam edildi çünkü Rasul “idam edildi”. PKK hatasını öldürmeye çalışan temkinli insanların motive edici tepkileri sonucunda, bu ifade sonraki sayılarda değişti.
Selim benim vatandaşımdır, ben her zaman onunla ilgilenirim, ama onunla ben ilgilenirim, ama politik olarak kabul etmiyorum ve desteklemiyorum. Eğer kimse bilmiyorsa, yazabilirim.Kek İbrahim’in yukarıda bahsettiği gibi ona “tilki” lakabını veren adam olarak söyledim ama o zamandan beri tanıdığımdan bahsetmekten kaçındım. Selim, başı PKK’nın nakışlı olarak biçimlendirmezse, Apo kurbanı olduğu için kendisine olan sempati de silinir. Yazdığım Kek İbrahim’in metninde bir zevkim var, bu anlayışı paylaşıyorum ve takip ediyorum.
………………………………………….. ………………………………………….. ………………………………………….. ………………………………………….. ………………………….
Yazının devamını oku »





SELİM ÇÜRÜKKAYA İLE TARTIŞMA DEVAM EDİYOR…

21 04 2020

BAZI DOSTLAR, “SELİM ÇÜRÜKKAYA İLE TARTIŞMALAR NEDEN DEVAM EDİYOR?” DİYORLAR. BEN SELİM ÇÜRÜKKAYA’NIN ZİHNİYET DÜNYASI VE ZİHNİYET KOTLARIYLA İLGİLENİYORUM VE KRİTİĞE TABİ TUTUYORUM.

NE YAZIK Kİ KÜRT OKUMUŞLARININ ÇOĞUNDA VE SİYASİ SINIFIN BÜYÜK KESİMİNDE EGEMEN OLAN BU ZİHNİYET ÜZERİNDE DURMAMIZ VE SORGULAMAMIZ GEREKEN BİR ZİHNİYETTİR.

SELİM ÇÜRÜKKAYA İLE TANIŞMA VE İLİŞKİLERİMİZİN SERÜVENİ OKUNDUĞU ZAMAN TARTIŞMAMIZIN KİŞİSEL OLMADIĞI VE GİZLİ BİR NİYET TAŞINMADIĞI ANLAŞILACAKTIR.

(VII) ‘

Ben,

Onun ismini duyduktan sonra, Selim Çürükkaya’nın tabi olduğu “Apocu”, “Kürdistan devrimcileri”, “UKO’cular (Ulusal Kurtuluş ordusu)”. (Bu ismin Kürt ve Kürdistan kimliği yok. Bu isim THKO’dan esinlenerek kullanılan bir isim. Ayrıca daha paramileter çete konumundayken kendilerini ordu olarak tanımlamalarında haklıymışlar. Aslında kastettikleri arkalarındaki Türk Devleti ve ordusuymuş): Kürdistan Hareketinin lider kadrosuna, kadrolarına yönelik tehditlerine, zorbalıklarına ve cinayetlerine devam ettiler. Biz de hiçbir Kürd’ü, bu Paramiliter Grup içindeki Kürtleri bile öldürmeyi ve ortadan kaldırmayı düşünmeden yolumuza devam ettik.

Daha sonra Halep’ten Kürdistan’ın Batısındaki Kamışlıya Kürdistan Federe Devletine geçmek üzere birçok arkadaşımla yolculuk ederken, Kamışlı’lı olmayan bir hanım kızımızla yan yana oturduk. Sohbette Efrin’li olduğunu öğrendim. Konuşmamız biraz ilerleyince, Kürdistan Federe Devletine geçeceğini açıkladı. Konuşmalarımız ilerledikçe, ayrıca otobüste başka birkaç arkadaşının olduğunu da açıkladı. Ben o zaman onların o günlerde çok sözü edilen Apocu Meclis için gittiklerini anladım.

Otobüsler yemek ve ihtiyaç molası verdiler. Biz de iki otobüse dağılmıştık. Kalabalık sayılırdık. Baktım ki Apocular da kalabalık. O zaman Selim Çürükkaya’nın da Apocuların başında ve arasında olduğunu gördüm.

Bilindiği gibi o zaman Selim Çürükkaya, Apocuların Avrupa sorumlusuydu. Almanya’da kalıyordu. HEVGIRTIN-PDK’den Genel Başkan, bir kesim Meclis ve Yürütme kurulu üyelerimiz birbirlerini tanıyorlardı. Selim Çürükkaya ile o zaman şahsen karşılaşmış oldum. Ama ben yaman bir Apocu karşıtı olduğum ve onlar da beni düşman, ajan bildikleri için; Selim Çürükkaya bana selam bile vermedi. Genel Başkan Arkadaşımız Hemreş Reşo ve bir iki diğer Yürütme Kurulu üyemizle volta attılar ve sohbet ettiler. Yazının devamını oku »








%d blogcu bunu beğendi: