DÜŞÜN VE SORGULAMA

18 02 2021

GELENEĞİNDE OLDUĞU GİBİ, ”…ZİHİNSEL GELİŞMEMİZDE DE ATALARIMIZIN DÜŞÜNCELERİNİN İZİ ÜZERİNDEN GEÇERİZ, EMBRİYONİK GELİŞMEMİZDE TÜRLERİMİZİN EVRİM TARİHİNİ İZLEYİŞİMİZDE”* BUNA DAHİLDİR…”

BUNDAN Olacak hem ülke insanımın hem de dünyanın her hangi bir parçasında benim dünya görüşüm ve felsefik bakış açıma uygunluk arz eden, her düşünceyle paslaşmayı, varlıkların sağlıklı ve kolektif düşünce birliktenliğini ortaya çıkarmak için bir elzem sayarım. Birey düzleminde bunu yaparken paslaştığım düşüncelerin, akıl ve fikir erbablarını da isim olarak anmayı, kendime benimsediğim insanî vefa borcumuda yerine getirmeyi olmazsa olmasın kuralı olarak, insanî prensiplerimden sayarım.

LAKİN; sosyal media yazım curcunası içinde, farklı farklı düşün ve mantık dahilerin, tarih boyu ortaya koymuş oldukları düşüncelerin cımbızlanarak, kendi kirli ruhsal ve zihinsel algı körlüğü içinde deforme edilip; insani olmayan hırs, emel ve kirli ihtiraslarıyla donatıp; kendini, abuk sapuk fikir kirliliği düzleminde konuşturanlarda, bir hayli kalabalık toplulukların, varolduğu hepimizin malumudur.

Bunda ki amacın ne olduğunu sağlıklı her varlık takdir eder ki; kötülüklerin insanî harmoniyi ortaya çıkarmaktan ziyade, varlıkların kendi kendileriyle boğuşup, herkesi de kendi mutsuzlukları etrafında uğraştırmaktır. Mutsuz varlık siluetleri o kadar yoğun ki, doğal olarak böylesi bir fitne, fesat dedikodu ve şiddet eğilimli kazan, hep bu cüce insanımsılarla yoğunluk kazanmaktadır. Yani; çoğunluğun ilgi duyduğu yer, bir anlamda bokluğun olduğu yerlerdir.** Siz, bakmayın gerek ideolojik geleneklerde olsun ve gerekse dini geleneklerde olsun, ilk övünüp, sığındıkları yer, ’’…çoğunlukların peşlerinden gittikleriyle…’’ övünmelerine.

Robert Winston, The Human Mind/İnsan Beyni adlı yapıtta, bir hayli geniş kapsamlı çalışma arkadaşlarıyla, bedensel, beyinsel, zihinsel mutluluk ve mutsuzluk mekanizmanın işlevlerine dönük bilimsel çalışmaları dikkate alınıp, Eric Fromm, Willhelm Reich, Sigmund Freud, Carl Jung gibilerin psikoloji biliminde ki araştırma ve analizleriyle bütünleştirildiğinde, insanlarımızın içine saplandığı bu çıkmaz sokağa bir anlam ve de bunlara tanım bulmakta, insan pek zorlanmaz.

Neyse; geçelim bunları, asıl konuya gelelim, bu ön sunumdan sonra. Bu sosyal media ağında ara-sıra düşünce düzleminde paylaştığım insan Kenan Fani Doğan Arkadaştır. Kendisinin bazen üstü kapalı mecazi tanımlarına değer veririm. Diğer insanlarımdan ziyade, sorgulayıcı bir üsluba sahiptir, kendisi. İşte; yine böylesi bir üslup kullanarak, sorgulayıcı bir parantez açmış…

Şöyle ki;

”…Huda keremi tek dal değildir

Mahbubu bir de şeytanı vardır…”

Kenan’ın bu paylaşımına yapılan kimi yorumlarda, şöyle..;

‘’Huda Tektir. Şeytan bir asil; milyarlarca sureti vardır. Benim derdim asillerle değildir. Huda’ya benzer iNSAN-I KAMİL-İ ara ki bulasın. Şeytan şemaline bürünmüş; Şeytan’dan beter insanlardır derdim. Onlar,karanlığı kapkaranlık ediyorlar…’’

Bende hem Kenan’ın cümlesine hem de gelen yoruma dayanarak, konuyu şu bağlamda açmanın yararına inandım, (çünkü; yığınlarca varlık, Kutsal Yazıtların -Siz bunu LEVH-Î MAHFUZ, ve yahut KUTSAL ÖĞRETİ olarak ta, okuyabilirsiniz.- derin içreğini bilmeden, dinler ve bu dinlerin kurucularının söylem ve hadislerine dayanarak, dar ve saplantılı bir mecrada, insanlık tarihine olmadık trajediler ve acılar yaşattırılmış/yaşatmaktadırlar. Ve bu acılar, haşa, haşa YÜCE YARATAN’ın buyruğu olarak algılanmakta ve de kutsanmaktadır.)

‘’ İNSAN-Î KAMİL, YÜCE YARATILIŞLA Bütünleşmedir. Zira; hiçbir din ve bu dinlerin yayıcıları olan ‘’peygamberleri ve halifeleri’’ ve de bunların öğütleriyle yürüyenler, KAMİL İNSAN olamamış ve bu pratiği sergileyememiştir. Ve KAMİL İNSAN’ı ortaya çıkarmanın duyarlı ve omurgalı duruşunu sergileyememiştir.’’

İnancını taşıdığım ve felsefemin boyutlarını insanlarıma açmak istediğim bu yorumuma ek olarak, ortaya sürdüğüm en önemli tez/tezim teoloji ve din/inanç sistemi bir bütünsellik değildir. Din ve inanç, teoloji biliminde birer sapma halleridir. Dolayısıyla; gerek ülkem Kürdistan’a egemen ve egemen olmayan din ve dinler söylemi mutlak anlamda teoloji’nin karşılığı değildir. Artı; bunların YÜCE YARATILIŞIN ve bunun alt boyutundaki MİMARİYE YÖNETİCİLİK KURUMUNA Toplumun dinsel inancında ki, algısında ifade edilen sıfatları ne O YÜCELİKLERE Dönük kullanırım ne de kullanılmasını sağlıklı bulurum…

  1. şerif Şener

2021-02-18

___________________________________________

* Carl Sagan: Kosmos adlı yapıttan

** Yazdıklarımı izleyen kimi insanlarımda kimi zaman kullandığım ”tabele partileri..” deyimini, peşinden kalabalıkları sürükleme bağlamında zihinlerinde bir intiba bırakmışsa, ben bunu kalabalıkları peşinden sürükleme bağlamında kullanmıyor, doğru siyaseti ortay çıkarma bağlamında kullanıyorm. Benim nezdimde H.D.P’te sömürgeci düzen kazanında bir tabela partisidir.


İşlemler

Bilgi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: