BİR BADİREDEN ÇIKARKEN, ÖZÜ BİR GÖRÜNÜMÜ FARKLI YENİ BİR FELAKETE YÖNELİŞİN SANCILARI BAĞLAMINDA Kİ, PROJELERE DAİR, SPİNOZA’NIN İZDÜŞÜMÜ…

15 02 2021

 
BİREY DÜZLEMİMDE Teolojik çalışmalarıma ve çıkarsamalarıma dönük, bu sosyal ortamlarda ’’İlk düşüncelerimi’’ ortaya sürdüğümde, hiç bir zaman kendileri olamamış aklı evvel tanıdık, dindar ve ateist avam/ahali takımı çevreler, ayak oyunlarıyla, ilgi merkezleri olma hevesleriyle, sefil beyinleriyle benim çıkarsamalarımla akıllarınca alay ettiklerini sandılar. Şimdi bakıyorsun hepsinin ilgi alanlarının sınırlarına dahil olduğunu görmek insana sevindirici gelmektedir. Lakin; üzücü yan bu konuda araştırıp, inceleyip, üretici olmaktan ziyade, bukelemun misali bir dönüşle konuya sarılmalarıdır. Doğal olarak bu da insana üzücü bir düşünce bırakmaktadır. Bu konuda daha üzücü bir durum halen inancını taşıdıkları ahali toplumun ilgisine nail olan şablon dinler ve ateist/teist sınırlar içinde yorum ve fikir ortaya sürmüş olmalarıdır. İşin ciddiyetinde ve samimiyetinde değiller. Bundandır içinde bulundukları vahim yıkıcı durum ve yüzleşilecek felaketli gelecekte hepimize, emellerimizin gerçeğiyle çıkarılacak hesabın sonuçlarına asla üzülmemek gerektiğine inanıyorum…

Bu ve farklı teoloji konularında, Spinoza’yla hem ortak hem de zıtlaştığım noktalar vardır. Bu çok doğal bir şey. Varlıkların içine mahkum oldukları felaketli kader ve gazap dolu, çileli yaşamın hem bir anlamı hem de haklı nedeni vardır. Bütün bunların YÜCE RAB’imizden kaynaklandığını haklı olarak söylüyorsa Spinoza, bu mantıklı görüşe bütün kalbimle inanıyor ve katılıyorum:

’’ Tüm insanların, der Spinoza; mutlu olmaları gerektiği görüşünü reddediyorum. Elbette, insanlar mazur görülebilir, fakat yine de mutluluğu ıskalarlar ve pek çok açıdan ızdırap çekebilirler. Bir at, insan değil de at olduğu için mazur görüle bilir, fakat ne olursa olsun bir at olması gerekmektedir, bir insan değil. Bir köpek tarafından ısırıldığı için kuduz olan insan mazur görülebilir, fakat bu insanın boğularak ölmesi yanlış değildir. Aynı şekilde, arzularına hakim olmayan, onları YÜCE RAB’in* kanunlarına saygısı doğrultusunda kontrol altında tutamayan kişi, güçsüzlük nedeniyle affedilebilir olsa da, manevi huzurun ve YÜCE RAB’in* bilgisi ve sevgisinin tadını çıkartmaya muktedir değildir ve kaçınılmaz olarak kendini yitirmiş ve ebediyen yokolmaya ( siz buna acı çekmeye ve acılarını tekrar tekrar yaratmaya eklemesini de yapabilirsiniz. BN) mahkum olmuştur..’’

Bu sorunun zihinlerimizde sağlıklı olarak aydınlanması üzerinde yoğunlaşırsak haklı olarak evrende bulunan her şey konusunda, bilgi ve akıl çıkarımlarının sınırları içinde durmamak gerektiğini, mantıkla evrenin bütün gizemlerine dair bir bilgiye ulaşılabileceğine bütün ruhum ve düşün dünyamla inanmaktayım. Kalpleri saf ve ruhları YÜCE YARATILIŞIN Sırlarına muhtaç olan herkes bu aydınlanmayı içinde yakalayıp ilerleye bilir. Ama; bu böyle din saplantılarının ve inkarcı ateist şablonların sınırları ve sundukları sahtekarlıklar, iki yüzlülükler içinde değil, bu; zihinsel olarak aydınlanmaya ihtiyaç duyulan bir sevgi, istek ve özveriyle gerçekleşecek bir durumdur.

2021-02-14

______________

(*) Spinoza’ın çevirilerinde ”TANRI” Sıfatı kullanır, ben bu çeviriyi kendi inancımın prensiplerine uygun olarak, YÜCE RAB Olarak aktarmışımdır.


İşlemler

Bilgi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: