”ÖNCE KENDİNİ BUL”

13 09 2020

Mehmet Şerif Şener/// Başlığımızı,  Apollon’un Delfi Tapınağından aktardım. Her Ne kadar Hegel, bu gök kubbe altında her şey söylenmiş diye, pesimist/karamsar bir tablo çıkarıyorsa da yaşadığı/yaşadığımız dünyanın realitesi karşısında, kendi felsefesi de, ondan önceki saygın büyük düşünürlerin felsefesi üzerinde ilhamını ve yapı taşlarını inşa ettiğini teslim etmeliyiz.

Dolayısıyla; Biz canlılar çok balık hafızalı varlıklar olduğumuzdan, değişen tarih ve zaman dilimleri tünelinde unutulup yok olanları, her generasyon/nesilin emekleyerek tekrardan keşfetmesi, evrensel yaşamın bütünlüğü içinde bengü dönüş esprisinin kaçınılmaz durağıdır, maalesef.

Mantık; o zaman, bizi şu gerçeklere zorlamaktadır. her nesil içinde yaşadığı evrensel, dünyevi ve toplumsal sorunlarını bu kadim düşünür ve felsefeler üzerinde çözmelidir.

Din algıları üzerinde, insanımsı mahlukatların, kendilerini ve toplumlarını kandırarak, yakın tarihin dinlerini bile, ”O dönemde kağıt yoktu..” diyerekten, toplumları kandırıp, kişisel paşa gönlüne göre dinlerini yontup, yontup, insanımsı toplumlara ”Büyük bir din, büyük bir keşif, büyük bir hünermiş” gibi sunmaları, sokak, kahvehane, tv endeksli dizilerle kendine biçim veren insanımsı toplumların cazibesine çok, çok yüksek ilgiye nail oluyorsa da, aklını mantığını kullanmaya niyetli olan her nesil geçmişin köklerine eğilmeyi, insanlaşmak ve insanımsılardan farklılığını keşfetmek zorundadır. Aksi takdirde, onlarda çürüyen, rezilleşen geçmiş kuşak gibi kendi aşağılık ”safdil” kararlarının, basit kurbanları olmaktan kendilerini asla ve asla kurtaramayacaklardır.

Bundandır Hegel, Yüce Yaratan’a dönük kuramını dile getirirken ”TANRI, insan ve yaşanan material dünya ayrımı yapmak anlamsızdır..” der, ”Evrensel cevher, der saf bilinç olan ruhtur. Düşünce basamaklarını kateden insan sonunda kendisine döner. Gerçek ruhun kendisi olduğunu keşfeder. Aslında, İnsan tanrı, tanrı da insandır..” diye devam eder.
HEGEL‘in felsefesinin temel kaynağını kimi düşünürler, her ne kadar PLATON‘a uzatsalar bile, bu; her ne kadar doğru bir analiz olsa da, yetersizdir. Çünkü; Sokrates/Platon felsefesinin objesinde Pythagoras bulunmaktadır…

AMA, ŞU GERÇEĞİN ALTINI KALIN ÇİZMEK GEREKİR Kİ; Gerek Pythagoras olsun ve gerek ise; bütün batı felsefesinin asıl kaynağı, Kutsal cennet toprağın Büyük Düşünürü, Üstat ZARATHUSTRA Hazretleri, ve Asya/Hindistan felsefe geleneğini ”Hepimiz biriz/hepimiz Kardeşiz” İdealiyle Taçlandıran Büyük Kuramcı Üstat İBRAHİM Hazretleriyle birlikte, Hindistan’dan, Basra Körfezinde bulunan Ur Şehrine ve daha sonra, bugün ki, Kürdistan toprakları Reha/Urfa ordan bugün ki, İsrail topraklarına göç eden YAHUDİ‘lerin kadim dervişlerinin felsefik kuram ve kutsal vahiyleri yatmaktadır…

KÜRDİSTAN’LI GENÇLERE YEP YENİ UFUKLARIN YOLU; ANCAK, KENDİ KADİM TEOFELSEFESİ ÜZERİNDE YOĞUNLAŞIP YETKİNLEŞMELERİYLE, CENNET KÜRDİSTAN TOPRAKLARINI BAĞIMSIZLIK VE ÖZGÜRLÜKLE TAÇLANDIRIP, BU CENNET TOPRAKLARDA YAŞAYAN HER HALKIN MENSUBUYLA NASIL GERÇEK BİR KARDEŞLİĞİ, NASIL GERÇEK BİR İNSANLAŞMANIN NE OLDUĞUNU, DÜNYANIN, SAHTEKAR, KURMACA DİNLERİNE VE BU KİRLİ DİNLERDEN GIDASINI ALAN KİRLİ İDEOLOJİLERE VE HAKSIZ İKİYÜZLÜ, AHLAKTAN YOKSUN DÜZENLERİNE GÖSTERMEKLE ODAKLANMALIDIR.

 

m. şerif şener
2019/05/10

İşlemler

Bilgi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s




%d blogcu bunu beğendi: