*KiRLi DEVLET`iN, KiRLi iLiSKiLERi………ihsan SENER

16 07 2008
Kirli Devlet´in, kirli iliskileri.
i. SENER
 

Kürd ve Türk toplumunun tek tek bireyleri olarak egri oturup dogru konusmayi birakalim, dogru düsünmeyi ögrenecekmiyiz? Kalkip dogruyu konusmak namuslu olmayi gerektiriyor. Dogru konusmaya calisan insanlarin birer birer öldürüldügü Türkiye´yi yaziyoruz. Kolay degil dogruyu konusmak ama, hic olmazsa düsüncelerimizde dogrulari ayirt edemezmiyiz. Bu, o kadar zor olmamazi gerek.
Rahmetli Hrant Dink Cinayeti öncesi APO-MiT iliskilerine gelmeye calisiyorum.
Devlet, Sag-sol örgütlerin icine ajanini sizdirdigiyla övünerek Türk toplumuna ne kadar güclü devlet oldugunu göstermeye calisiyor. Apo ise, “Mit´in ajanini kullandigiyla…” övünerek ne kadar usta bir “lider” olduguyla Kürt toplumunu kandirmaya calisiyor. Olay ” ajan sizdirma ve ajan kullanma” gibi basit bir olay olarak yansitilmaya calisiliyor. Ama, gelin görün kü, isin özü böyle degil. Yani sorun Pilot Necati olayi degil bununla birlikte bizzat Apo´nun Mit ajani oldugu sorunudur.
Türk Gazetecisi Avni Özgürel ne hikmetse görgü tanigi olarak bu olayi desifre etti. Ve bu tanikligini Apo´nun agzindanda teyit etti. Bu olay bu kadar acik beyanla desifre edilmesine ragmen, neden halen kimi gazeteciler (örnegin: Nevzat Cicek Nokta Dergisinde ve Nasname inter-net sitesi) olayi Pilot Necati Kaya´yla sullandirmaya calisiyorlar. Bunda kirli devletin dolayli etkisi varmidir, bilemeyiz.
Avni Özgürel, Abdulcanbaz Öcalan´i, Ankara izmir caddesindeki Mit teskilatina bagli Fikir Ajansinda SIK SIK gördügünü ve Apo´nun da bunu Bekaa´da bir görüsmede onayladigini yazdi.
'Öcalan Ergenekon Üyesi'Ne Apo ve ne de MiT bunu inkar etmek icin bir beyanda bulunmadilar. O halde neden halen Avni Özgürel´in beyanlari dikkate alinmayip, olay gecmiste “susurluk olay”inda oldugu gibi kisilerle sinirli tutulmaya calisiliyor. Oysa, toplumu yönetmekten aciz ve toplumun basina her türlü tezgah kuran korsan, cabulcu, eskiya bir “devlet” vardir karsimizda, bu devlet hukuk disi icraatlar sergilemektedir. Objektif olarak güvenini ve varlik nedenini yitiren bir “devlet” olayiyla karsi karsiyayiz. Olay, kisilerle bulaniklastirilmaya calisilmazsin.

Meselâ, söz konusu gazeteci ve inter-net sitesi, Apo´nunda, Pilot Necati gibi kirli devletin bir koluna calistigi, P.K.K icinde birbirini hem denetleme hem de kollama baglaminda kullanildigi ekleme yapilsaydi, süphelerimizden haksiz olabilirdik. Ama, gel gör ki, söz konusu gazeteci ve inter-net sitesinin israrla gelistirmek istedigi Pilot Necati´nin sadece Mit ajani oldugunun vurgulanmis oldugudur. Avni Özgürel´in söyledikleri neden yabana atiliyor? Acaba, islerine gelmeyen bir seyler mi vardir? Apo-MiT iliskileri israrla Pilot Necati adli sahista dügümlendiriliyor.
“Yesil”in olayinda devletin bütün karanlik olaylarda bizat fiilen bulundugu gizletildi. Pilot Necati olayinda ise; Apo´nun bizzat kendisinin MiT Ajanligi gizletilmeye calisiliyor. Olayin vahim durumu Devletín ve Apo´nun suclari toplumdan gizletilmeye calisiliyor.

Agactan ormani görmeyecek kadar bön degiliz. Olay göz göre göre uzun vadeli karanlik devlet stratejisidir/senaryosudur. Eger bugün halen olaylarin üzerine gidilmiyorsa, Apo´nun ve onu izleyenlerin devlet´in ellinde, Güney Kürdistan´daki kazanimlara karsi kullanilmasi icin bir koz olarak durmasindandir.

 Bu yeni sürecin vizyonunu Mehmet Agar “Yozgat ve Kerkük birlestirilecektir.” söyleminde ortaya atti.

Bunun akabinde Osman Öcalan´in beyanlari inter-net sitelerine yansidi. Ki nitekim Abdullah Öcalan her avukat görüsmesinde bu yönlü, kendisinin ve devletin yöneliminin oldugunu, üstü örtülüde olsa söylemektedir. Hem karanlik devlet hem de Öcalan Türk ve Kuzey-Bati Kürd toplumunu bu sürece alistirmaktadirlar.

Hep birlikte görecegiz satranc oyunun yeni figurlarini ve icraatlarini ve de yönelislerini, amac; karanlik ve kirli devletin korunmasi degilmidir?
2007-02-02
 
 
 
 
 
 

 

 

 





*BU HAMUR DAHA COK SU GÖTÜRÜR… ihsan SENER

16 07 2008

 

BU HAMUR DAHA,COK SU GÖTÜRÜR.iHSAN SENER
Hoyrat,serseri bir mayin tarlasi gibidir Türkiye. Yönetenlerde, yönetilenlerde bu cehennem azabi icinde bunaklasmislardir. Birileri ipin ucunu eline almis, “vatan menfaati icin” toplumu biryerlere sürüklemektedir. Hep alisik, defalarca görülen bir filmin icindeyiz, sanki. Aktörler belli vurulanda, vuranda besbelli ki, KURBAN. Ama senaryoyu düzenleyenler mechul.
Yine bir cinayet HRANT DINK olayi.Herkes diyebilir ki; zamansiz bir cinayet. Oysa öyle olmadigini sonra görecegiz. Bu olay Türkiye’nin gündemine bir top gibi düstü. Bu cinayet öncesi Türkiye’nin gündemini meskul edecek olay neydi? Türkiye’nin encok merkezine koydugu olay “Kuzey Irak” yani Güney Kürdistan sorunuydu. Türkiye’nin gündemi sirf bu konuylami meskuldü? Elbetteki hayir.Bu sorunla baglantili önemli bir diger sorun vardi: Abdullah Öcalan ve Mit iliskisi.

Ne büyük tesadüf ne zaman bu konu Türkiye ortamina tasiniyorsa birileri Türkiye’nin gündemini degistirmeye calisiyor. Nitekim, Ugur Mumcu’nun cinayetindede aktüel konu da buydu. Her ne kadar derin devletin ahtapot kollari basin yayin, istihbarat propagandalariyla olayi dini kesime yüklemeye calistilarsa bile, belligini yitirmemis insanlarin hafizasinda olay, bu gün gibi taze. Besbelli ki, Ugur Mumcu, “…bombami üc gün sonra patlatacagim…” dedigi, Mit- Apo iliskileriydi. Ama, o dönemde namuslu Türk Gazetecileri arasinda bu iliskileri desifre etmeye calisan hemen hemen bir tek o oldugundan, derin devlet, bu konuyu onun sahsinda “susturabildi.”

Ama bu sefer bu konunun artik bir tek kisi degil, birden fazla gazetecinin kalemine yansidigini görüyoruz. Mit-Apo iliskisini konusan ve desifre etmeye calisan birden fazla insan. Her biri teker teker öldürüldügü takdirde kamuoyunun kafasina Mit ve Apo olayi daha cok oturacak bunu derin devlet hesaplayabiliyor, üstelik böyle bir durumda isler corap ipligi sökülür gibi kim bilir derin devletin cetelesmis bir “yeni” durumunun ortaya cikabilirliginide hesaplamislardir, susurluk kazasinda oldugu gibi. Böyle bir durumda derin devlet´in sececegi hedef direk bu gazeteciler degil de, Türkiyenin gündemini cok vahim bir olayla örtbas edecek bir sahsiyetin secilmesi, derin devletin kulanabilecegi akla gelen ilk yöntemlerdir. Dolayisiyla HRANT DINK bilincli bir secimdir.

HRANT DINK, Semdinli Olayini örtbas etmek icin Danistaya yapilan saldirida ölenler kadar günahsizdi. Danistayda ölenler, nasil Yasar Büyükanitin olayinin örtbas edilmesi icin kurban secildiyseler, Hrant Dink´inde Apo ve MiT iliskilerinin örtbas edilmesinde kurban olarak secildigini söylemem bir abartma olmayacaktir. Tarih bu olaylari ilerde daha cok aydinlatacaktir.

Ama, gel gör ki bu olaylarin kamuoyunca bilinmesi o kadar toplum icin önemlimidir? Diyesim geliyor hakkikatten Türk ve Kürt toplumu o kadar duyarlimidir yani; Kendilerini yönetenlerin her tür yöntemi kendine mubah sayarak ve kendilerinin basina her tür cirkin, terör tezgahini kuran derin devletten hesap soracak duyarliliga erismis midir? Bence hayir!

Rahmetli Aziz Nesin´in, Türk ve biz Kürd toplumu icin, Stockholm´da söyledigi sözleri hatirima geliyor. O günden bugüne kadar toplum ne kadar duyarlilasti. Toplumumuzun duyarlilasmadigini hepimiz görüyoruz.

Bu toplum bulanik suda avlanmaya alisiktir. Bu toplum “devlet icin vuranda, vurulanda sehittir, gazidir.” yahut “ben Mit´i kullandim” avuntulariyla kendinden gecmeyede alisiktir. Bu toplum neden ve hesap sorularina kapali bir toplumdur. Dolayisiyla, HRANT DINK´te erken unutulacak… Ugur Mumcu, Susurluk, Danistay olaylarinda oldugu gibi.